Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8118 E. 2012/13180 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8118
KARAR NO : 2012/13180
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 08.12.2006 günlü raporda (A) ile işaretli 13869 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/02/2009 gün ve 2008/17811 – 2531 sayılı kararıyla “Dava, 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda HALİ ARAZİ olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazın zilyetlik iddiası ile tescili istemine ilişkin olup, taşınmazın 1969 yılında kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı rapor edilmişse de, tahditle irtibatlı kroki bulunmadığından rapor denetlenemediği gibi, taşınmazın içinde 25-30 yaşlı zeytin, 15 yaşlı fıstık çamı ve kısmen kendi yetişen meşe ağaçları bulunmasına rağmen, bu ağaçların niteliği üzerinde durulup değerlendirilmemiş, taşınmazın yakınında bulunan ve hükmen tescilden oluştuğu anlaşılan 889 ve 890 parsellere ilişkin dava dosyaları da getirtilip irdelenmemiştir.
Tapulama dışı bırakılan taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle orman sayılmayan yer olduğunun belirlenmesi ve daha sonra zilyetlik süre ve koşullarının kişi yararına oluşmasına bağlıdır.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmî olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen
memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın kabulü ile Mesutlu Köyünde bulunan ve 24/05/201 tarihli … bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 13858 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı … kızı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1965 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.