YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8235
KARAR NO : 2012/13144
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Beldesi 1192 parsel sayılı 17750 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1990 yılında yapılıp 29/09/1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile işaretli 2308.59 m2’lik bölümüne ait tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş; hükmün Hazine ve davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/10/2008 tarih, 2008/9552 – 12289 sayılı kararı ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazları reddedilerek Hazine temyizi yönünden bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilâmında “Kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunması halinde, kural olarak bir yerin orman olup olmadığının kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği, ancak orman kadastrosu 4785 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce yapılmışsa, 3116 sayılı Kanun, sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngördüğünden, 4785 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılan taşınmazların orman olup olmadığını belirlemekte yetersiz kalacağı, bu halde, taşınmazın orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı kanunlar çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, yörede 4785 sayılı Kanun hükümleri gözetilmek suretiyle yapılmış bir orman kadastro çalışması bulunmadığından orman kadastro sınırları dışında kalıp da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman olarak görünen taşınmaz bölümlerinin de orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiğinin düşünülmesi, raporu hükme esas alınan bilirkişilerce memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının yöntemince uygulandığı ve bu belgeler üzerindeki konumunun gösterildiği, rapora ekli memleket haritasının incelenmesinde taşınmazın orta kısmında yeşil alanda kalan bir bölümünün daha bulunduğu, o halde dosyanın raporu hükme esas alınan … ve orman uzmanı bilirkişilere tevdii ile kendilerinden yeşil alanda kalan bu bölümü de gösterir infaza elverişli kroki alınması ve orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi“ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen 2776.27
m2’lik bölüme ait tapu kaydının iptali ile bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 2308.59 m2’lik bölümün de tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, (B) bölümünün 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerlerden olduğu anlaşıldığından tapu kaydının beyanlar hanesinde bu yolda şerh verilmesine karar verilmiştir. Bu karar Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanuna göre 1943 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 29.09.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Kanunla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 16/02/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davlardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/11/2012 günü oy birliği ile karar verildi.