YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4553
KARAR NO : 2011/8641
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kürtül Kasabası … … mahallesi …mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında … taşınmazın Hacı Kala mirasçıları adına tescili talebi ile dilekçe vermiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar planı içerisine alınmasının tescil istemine engel oluşturmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın KABULÜNE ve fen bilirkişi … Dal tarafından düzenlenen 18.01.2010 havale tarihli raporda (A) işaretli 5746,18 m²’lik taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının sonuçlandığı ve hakkında tutanak tanzim edildiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Yasaya göre yapılıp 02.03.2005 – 02.09.2005 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 30.04.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27.maddesine göre ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında 165 ada 12, 13, 14, 15, 23, 24 ve 26 parsel sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılacak iş, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılmasıdır. Bu hususlar gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasalara aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.