Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10624 E. 2010/10699 K. 16.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10624
KARAR NO : 2010/10699
KARAR TARİHİ : 16.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 386 parsel sayılı taşınmazın, yörede 1966 yılında yapılan ve 30/05/1966 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 04/09/1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 06/07/2009 tarihli krokide (A)=5083.44 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B’lik alanda kaldığı iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Davacı Hazine, … Köyü 386 parsel sayılı 20200 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bir kısmının, yörede 1966 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1998 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek, 2/B alanı içinde kalan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 06.07.2009 günlü fen bilirkişi krokisinde gösterilen (A)=5083.44 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından (A) bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1998 yılında yapılan ve kesinleşen 2/Bmadde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1968 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın kısmen, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın kısmen
1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle1998 yılında yapılan Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz kısmen daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan kısmın tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren bu kısımda mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.09.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.