YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7796
KARAR NO : 2010/10723
KARAR TARİHİ : 16.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi, … Köyü, … Mevkii, 688 ada 2 parsel sayılı 17176,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1997 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve istemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman sınırları içinde kalan kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı … vekili tarafından dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediği, savunma hakkı kısıtlandığı gerekçesiyle temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/2899-5473 sayılı 31.03.2009 günlü kararıyla; “davalının tebligata elverişli adresinin saptanarak, saptanan adresine tebligat kanunu hükümlerine uygun olarak, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilip, bu davada yer alma olanağı verilmeden, savunma ve delillerini bildirmesine olanak tanınmadan, davalının savunma hakkı kısıtlanacak biçimde işin esasına girilerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 688 ada 1 nolu parselin 19.07.2008 günlü bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile işaretli 189,20 m²’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu kısma yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1997 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları dışında bırakılmış, 1965 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmaz, … Köyü “688 ada 2 nolu” parsel olduğu halde, maddi hata sonucu “688 ada 1 nolu” parsel hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün
bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinde yer alan “688 ada 1 nolu” kelimelerinin çıkarılarak bunun yerine “688 ada 2 nolu” kelimesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16.09.2010 günü oybirliği ile karar verildi.