YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10675
KARAR NO : 2011/12009
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … ilçesi … köyü 161 ada 1, 2, 43 ve 143 ada 36 parsel sayılı sırasıyla 612,89 m², 538,32 m², 2027,99 m² ve 2503,62 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına ayrı ayrı tesbit edilmişlerdir. Davacı … Yönetiminin, kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları ve orman niteliğinde oldukları iddiasıyla açtığı davalar yargılama sırasında birleştirilmiştir. Mahkemece, davaların KABULÜNE ve dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar …, … ve … tarafından 161 ada 1, 2 ve 143 ada 36 sayılı parsellere ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Yasaya göre 18.05.1983 tarihinde ilanı yapılıp itirazsız yerlerde kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 2896 sayılı Yasaya göre 07.10.1985 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen itirazlı yerlerde ve herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanlarda orman kadastrosu, daha önce kadastrosu yapılan yerlerde aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada temyize konu 161 ada 1, 2 ve 143 ada 36 parsel sayılı taşınmazların orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 7, 8, 9 ve 10 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 7 numaralı bent olarak ” 7- 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 24.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.