Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8289 E. 2010/10552 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8289
KARAR NO : 2010/10552
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/07/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14/9/2010 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden gelmedi, karşı taraftan, HAZİNE vekili avukat … … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı… MEVKİİ, 10 ada, 415 parsel sayılı taşınmazı önceki malikinden satın aldığını, ancak, Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 05/09/1995 tarih, 1993/143 Esas, 1995/174 sayılı kararı ile tapusunun iptal edilerek ifrazen 7 pafta, 297 ada, 28 parsel numarası verilerek hazine adına tescil edildiğini, oysa taşınmazın 2510 Sayılı İskan Kanununa göre şahıslara verilen eski 10 ada, 7 parselin ifrazından geldiğini ve makiye tefrik edilen orman sayılmayan yerlerden olduğunu, Yargıtay İçtihadı birleştirme Büyük Genel Kurulunun 23/03/1996 tarih ve 1996/l sayılı kararı ile maki tefrik komisyonlarının ve yaptıkları işlerin geçerli bir sahalarda özel kanunlarla oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın değerinin kendisine ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu vardır.Daha sonra 1979 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılıp 25/2/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir
Tüm dosya kapsamından, öncesinde, 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp tüm hak düşürücü süreler geçirilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığına ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı, davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kaydının taşınmazların 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda Devlet Ormanı sınırları içinde alınıp kesinleşmesi ile hukuki değerini yitirmesi nedeniyle yasal dayanağının kalmadığına, aslında çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 maddesinin 2. fıkrasına göre değil 1. fıkrasına göre uygulama yapılarak nitelik kaybettiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, tüm hak düşürücü sürelerin geçirilerek bu işlemin kesinleştiği ve 2. fıkraya göre orman rejimi dışına çıkartılmadığı için, 1744 Sayılı Yasanın davacı kişi yararına uygulanamayacağına, kaldı ki; Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 05/09/1995 tarih, 1993/143 esas, 1995/174 sayılı kararının davacıyı bağlayan kesin hüküm olduğuna göre, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak davaya konu taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen değeri üzerinden harcı tamamlandığına göre, vekalet ücretinin dava dilekçesindeki değere göre takdiri doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yerel Mahkemenin 16/07/2009 tarihli kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan (Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi hükümlerine göre, dava dilekçesinde gösterilen dava değeri olan 10.000,00 TL.üzerinden 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,) cümlesi hükümden çıkarılarak, bunun yerine “Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi hükümlerine göre, 6308.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesi yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/09/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.