Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1368 E. 2010/1993 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1368
KARAR NO : 2010/1993
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 23/10/2008 gün ve 2008/6348 – 13714 sayılı ilamıyla … yararına, Hazine aleyhine bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 300 ada 75 Parsel sayılı 5295,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … ve … ’un 20 yılı aşkın süreden beri eklemeli zilyetliğindeyse de, sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki orman sayılan yerlerden olduğunu, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Marmaris Kadastro Mahkemesinin 21.11.2007 gün ve 2006/425 E., 2007/497 K. sayılı davanın reddine ve çekişmeli 300 ada 75 sayılı parselin tesbit gibi tapuya tesciline ilişkin kararını … temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6348-13714 sayılı kararıyla, özetle (çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ne şekilde nitelendirildiği yöntemince belirlenmemişse de, aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı bölgedeki taşınmazlara ilişkin … tarafından Hazine aleyhine açılan davalara konu taşınmazların eğiminin %12 den fazla taşlık, kayalık ve yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, yer yer maki florası ve zeytin ile kaplı olup aynı nitelikteki ormana sınır olduğunun belirlendiği, çevresi orman olarak sınırlandırılması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili orman içi açıklığı olan, eğimi %12 den fazla olan yer yer veya tamamen maki cinsi ağaççıklarla kaplı, çevresinde bulunan aynı karakterdeki, devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. madde 2. fıkrasının J bendi ve 17. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Bozma kararı Hazineye 17.11.20008 tarihinde tebliğ edilmiş, Hazine Avukatı Füsün Ersan imzalı 25.11.2008 günlü dilekçeyle 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün 2008/6348-13714 sayılı bozma kararına konu 2008/113 Esas ve 2007/497 karar sayılı ilam hakkında verilen Yargıtay kararının düzeltilmesi istendiği halde 20. Hukuk Dairesinin kararının tarih ve numarası yazılmayıp dilekçenin talep ve dava konusu bölümünde, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 günlü ve 2008/7905 E, 2008/6187 K. Sayılı kararının düzeltilerek kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi talebimiz denerek, dilekçenin olay ve açıklamalar bölümünde de Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin onama kararından söz edilmek suretiyle, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiş,
2010/1368 – 1993
Dairemizin, 20.01.2009 gün 2009/893-556 sayılı kararıyla “karar düzeltme dilekçesinde 16. Hukuk Dairesinin onama kararından söz edildiği, 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 günlü ve 2008/6348-13714 sayılı bozma kararının düzeltilmesinin istenmediğinden söz edilerek, karar düzeltme dilekçesinin ait olduğu dosyaya konulması, Hazine vekilinden sorularak 20. Hukuk Dairesinin bozma kararının düzeltilmesi istenmişse, bu dilekçenin kendisinden alınarak dosyasına eklenip, … düzeltme istemi olarak incelenmek üzere 20. Hukuk Dairesine gönderilmesi” için dava dosyası mahkemesine iade edilmiş,
Mahkemesince bu eksiklik tamamlanıp dosya karar düzeltme isteminin incelenmesi için Dairemize gönderileceğine, karar düzeltme aşaması geçmeden dava dosyası SEHVEN Mahkemenin 2009/863 esasına kayıt edilerek, bozma kararı taraflarına tebliğ edilmiş ve mahkemece 12.03.2009 tarihli celsede Yargıtay bozma kararına uyularak aynı celsede “davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 300 ada 75 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” 12.03.2009 gün ve 2009/863-394 sayıyla karar verilmiş, bu karar yine Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz tarafından yapılan ön incelemede; Karar Düzeltme istemi için Dairemize gelen ancak, Dairenin 20.01.2009 gün ve 2009/893-556 sayılı kararı ile “Hazine Avukatının hangi karar hakkında karar düzeltme isteminde bulunduğu anlaşılamadığından, Hazine vekili Avukat Füsun Ersan yöntemince mahkemeye davet olunarak, 25.11.2008 tarihli dilekçesi kendisine okunarak, bu dilekçenin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2008 gün ve 2008/7905-6187 sayılı onama kararının düzeltilmesini mi? Yoksa 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6348-13714 sayılı kararının düzeltilmesinin mi istenildiği kendisinden sorularak, şayet 20. Hukuk Dairesinin bozma kararının düzeltilmesi istenmemişse ilgisiz dilekçenin dosyasından çıkartılarak kendisine iadesi, 20. Hukuk Dairesi kararını düzeltilmesi istenmiş ve fakat numaralar yanlış bildirilmişse, bu kez karar düzeltme isteminin incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi” istemiş,
Davalı vekili Avukat Füsun Ersan Mahkemeye çağrılarak bu konudaki beyanı alınmış, Avukat Füsun Ersan’ın bu beyanında, aslında Dairenin 2008/634813714 sayılı bozma kararına karşı karar düzelme isteminde bulundukları halde, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi kararından yanlışlıkla söz edildiğini, öncelikle karar düzeltme istemlerinin incelenmesini istediğini bildirmiştir.
Hazinenin Karar düzeltme istemi incelenmeden, dosya Yerel Mahkemece yanlışlıkla bozma kararı kesinleşmiş gibi yeniden esasa kayıt edilip, karar verilmiş ve bu yeni kararda Hazine tarafından temyiz edilmiştir. O halde Hazinenin Dairenin 2008/6348-13714 sayılı kararı hakkında karar düzeltme dilekçesi ile karar düzeltme aşaması geçmeden bozma kararına uyularak verilen 12.03.2009 gün 2009/863-394 sayılı karar hakkında temyiz talebi vardır.
1) Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6348-13714 sayılı bozma kararının, düzeltilerek kaldırılması ve mahkeme kararının onanması yönündeki Hazine vekilinin 25.11.2008 günlü karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur. Bu nedenle Hazinenin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2. Hazinenin Yerel Mahkemenin 12.03.2009 gün ve 2009/863-394 sayılı kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hakimin karar verebilmesi için öncelikle yöntemince açılmış ve yöntemince kendisine intikal etmiş bir dava bulunmalıdır. Mahkemenin 21.11.2007 gün ve 2006/425-497 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6348-13714 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyle, taraflardan Hazinenin yaptığı başvuru sonuçlandırılmadan, başka deyişle karar düzeltme istemi hakkında bir karar verilmeden, Dairenin 23.10.2008 gün ve 2008/6348-13714 sayılı bozma kararı kesinleşmeyeceğine göre, dava dosyasının mahkemenin esasına kayıt edilerek, yargılamaya devam edilmesi olanaksızdır. Karar düzeltme istemi incelenmeden, mahkemece bozma kararı kesinleşmiş gibi dosyanın
2010/1368 – 1993
yeniden mahkeme esasına kayıt edilmesi ve sonrasında yapılan işlemlerin tamamı yok hükmünde olup mutlak bozma nedenidir.
SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 172.00.- TL. para cezasının düzeltme isteyenden alınmasına ile Hazine harçtan bağışık olduğundan karar düzeltme red harcına karar verilmesine yer olmadığına,
2- Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; yok hükmünde olan mahkemenin 12.03.2009 gün ve 2009/863 Esas ve 2009/394 sayılı kararının BOZULMASINA 18.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.