Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/601 E. 2011/3310 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/601
KARAR NO : 2011/3310
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05/11/2008 gün ve 2008/10565 – 14497 sayılı bozma kararında; “Davacı vekili ilk oturumda davalıya ait 245 ada 4 parseli dava edecekleri yerde sehven 2 parsele dava açıldığını bildirmiştir. Askı ilan süresi içinde tesbit maliki aleyhine açılmış bir dava bulunduğuna göre sırf parsel numarasının yanlış bildirilmesi davacı aleyhine sonuç doğurmaz.. Mahkemece verilen karar isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş; 245 ada 4 parselin kadastro tesbit tutanağına davalı şerhi verdirerek tutanağı getirtmek, komşu parselleri belirleyerek bunlara ait kadastro tesbit tutanakları ile varsa dayanak kayıtlarını getirtmek, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığını araştırmak ve buna göre yapılacak araştırma, inceleme sonucu taşınmazın orman olmadığını belirlemekten ibarettir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 245 ada 4 parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 1981 yılında kesinleşen 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.