Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2156 E. 2010/5325 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2156
KARAR NO : 2010/5325
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …ve …tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 11.03.2008 gün ve 2008/2629-3761 sayılı kararında; “Dairece yerel mahkeme hükmü, (çekişmeli taşınmazların (A) bölümlerinin orman sayılan, (B) bölümlerinin orman sayılmayan yer olduğu ve tapusuz taşınmazlarda taraflar ortak murisi … …’ün yaptığı satış sözleşmesinin herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın geçerli olacağı gözönünde bulundurularak … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile onanmasına karar verilmiştir.
Ne var ki, yapılan incelemede, yerel mahkemenin 19/4/2006 gün ve 2005/87-81 sayılı dosyasının tarafları olan gerçek kişilerin temyize konu dosyadaki gerçek kişilerle aynı kişiler olduğu,mahkemece miras bırakan …’nın sağlığında davaya konu taşınmazları 3. kişiye satışı ve daha sonra tespit maliklerine devredilmesi işleminin mirasçılardan mal kaçırma amacını taşıdığından geçerli olmayacağı, mirasın ise mirasçılar arasında paylaştırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın veraset ilamındaki paylara göre … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalılarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2007/608-777 sayılı kararında özetle: “Çekişmeli taşınmazın miras bırakan Zehradan kaldığı, mirasçılar arasında yapılan paylaştırmaya mirasçılardan …’nin katılmadığı bu sebeple geçerli bir taksimin bulunmadığı yolundaki mahkemenin kabulü doğru ise de, mirasçılardan Nemci,… ve …’nin kendi paylarına yönelik olararak tespit malikleri lehine davayı kabul ettiklerinden bu kişilerin paylarının da tespit malikleri adına tescilinin gerekeceğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğu nedeniyle bozulmuş, bozmadan sonra dosya 2007/7 esasa kaydedilmiş olup halen derdesttir.
Tüm dosya kapsamından çekişmeli 101 ada 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan …’in de 10/3/1992 tarihinde bu taşınmazları … mirasçıları … ve … … sattığı, bu şekilde yapılan devir işleminin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacını taşıdığından geçerli olmayacağı,…’nın ölümünden sonra, mirasçılar arasında yapılan paylaştırmaya mirasçılardan Necmiye’nin katılmadığı, bu nedenle tüm mirasçıların katılması ile gerçekleştirilen geçerli bir taksimin bulunmadığı ancak mirasçılardan Necmi, … ve …’nin kendi paylarına yönelik olarak tespit malikleri lehine davayı kabul ettiklerinden bu kişilerin paylarının da tespit malikleri adına tescili” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davacı
Orman Yönetimi ile …, …ve … …’ün davalarının kabulü ile dava konusu 101 ada 31 ve 29 parseller ile 109 ada 3 ve 7 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaline, bu parsellerin 14.10.2006 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli bölümlerinin … … mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar …ve …tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 20.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.