YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3638
KARAR NO : 2010/5942
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalı borçlu şirkete ait taşınırların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 6 ve 7 nci sıralarda yer alan davalıların alacaklarının, diğer alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla ve muvazaa ile oluşturulduğunu ileri sürerek bunlara ayrılan sıraların iptali ile müvekkiline ait alacakların bu sıralara kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili müvekkili şirketin borçluya makine sattığını, bedel ödenmeyince gecikmeden doğan farklar da dahil edilerek takip konusu senedin alındığını, senedin de protesto edildiğini; diğer müvekkili …’nin ise borçlu şirkete borç para verdiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalı …’nin alacağının kaynağının ispatlanamadığı gerekçesiyle adı geçen hakkındaki davanın kabulüne, sıra cetvelinin 6. sırasının iptali ile bu davalıya ödenmesi gereken tutarın davacıya ödenmesine; davalı…Makine San. Tic. Ltd. Şti.nin alacağının ise taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanmasına ve davalının 122.644,83 TL. alacaklı olduğunun anlaşılması nedeni ile bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Muvazaa iddiasına dayalı olarak açılan sıra cetveline itiraz davalarında ıspat yükü davalı alacaklıdadır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono, alacağın varlığını üçüncü kişilere karşı ispata yeterli değildir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı ….Makine San. Tic. Ltd. Şti.nin takibe dayanak kıldığı bononun keşide tarihi itibariyle alacaklı değil 18.788,03 TL borçlu olduğu tesbit edilmiştir. Bu durumda mahkemece adı geçen davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.