Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1338 E. 2011/3438 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1338
KARAR NO : 2011/3438
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü, … mevkii 101 ada 9 parsel sayılı 33010,75 m² yüzölçümlü taşınmaz, tarla niteliğiyle, tutanakların edinme sebebinde davalıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinde olduğu belirtilmiş ise de; Kadastro Mahkemesinin 2006/4 Esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savıyla dava açılmıştır. Kadastro Mahkemesinde davacı … Yönetimi, 12/09/2006 havale tarihli dilekçesinde … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda davalılara ait taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Orman kadastrosuna itiraz davası ile malik hanesi ve yüzölçümü boş olarak bırakılan kadastro tespit tutanağı aslı birleştirildikten sonra mahkemece davanın KABULÜNE, 101 ada 9 sayılı parselin orman niteliği ile hazine adına tapuya kaydına karar verilmiş, hüküm Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 15.08.2006 – 13.09.2006 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu, üzerinde meşe ve maki formasyonunda ağaççıkların bulunduğu yüksek eğimli orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3., 4. ve 7. bendlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, bunun yerine üçüncü bent olarak “3-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince davacı … yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, sonraki bendlerin takip eden numara ile devamına ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.