YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15141
KARAR NO : 2011/14582
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında Hurma köyü 20408 ada 1207 parsel sayılı 6083,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı ve … çocukları … ve …’ın kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek, 20408 ada 1208 parsel sayılı 1068,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı ve … kızı …’ın kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek, 20408 ada 1209 parsel sayılı 1882,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı ve … oğlu …’nın kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Davacı vekili 1207, 1208 ve 1209 sayılı parseller içinde bulunan taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek – 4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Davacı, Hurma köyü 20408 ada 1207, 1208 ve 1209 parsel sayılı taşınmazlar içinde kalan, kendisi tarafından kullanıldığını iddia ettiği alanın belirlenerek, ifraz krokisinin düzenlenmesi ve kendi kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, başka deyişle, sözü edilen her üç parseli de dava konusu etmiştir. Davacının, bu parseller içinde kalan yerinin tesbit edilip, kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasını istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle, taraflarin delilleri sorulup toplanarak, çekişmeli parselde keşif yapılması, davacının iddiasına ve savunmaya göre yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının bilgi ve görgülerinin sorulması, … ehli bilirkişiye var ise davacın kullanımındaki yeri gösteren kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle, keşif ve inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.