YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13707
KARAR NO : 2011/3541
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kadastro sırasında … Köyü 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170 ve 171 ada 1 parsellerin yörede yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışında bırakıldığını, genel arazi çalışmalarında ise tespit dışı kaldığını, oysa bu yerlerin kendisine murisinden kalan tarım alanları olduğunu ileri sürerek adına tespit ve tescillerini istemiştir. Mahkemece taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiği; genel arazi kadastrosu sırasında da bu yerler hakkında tespit tutanağının düzenlenmediği; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 25. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra istem halinde dosyanın görevli ve yetkili Milas Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1966 yılında Kazıklı serisi içinde orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 1980 yılında yapılıp, 07/11/1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik aplikasyon ve 2. madde; 1993 yılında yapılıp 14/ 06/ 1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkeme hükmü davacı vekiline 06/08/2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı vekili tarafından 13/ 09/ 2010 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.