YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8675
KARAR NO : 2011/12711
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : …-…-…
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 2-7, 102 ada 7-8 parsel sayılı 546,68-4575-513,79-276,44 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla ve fındıklık niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tesbitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada bulunan 13/08/2007 tarihli uzman orman bilirkişi raporunda 7 sayılı parselin kısmen orman sayılmayan, diğer bütün parsellerin ise ormanlık alanda gösterildiği, ancak rapora ekli memleket haritasında yeşil rengin nedenini belirten herhangi bir rumuz bulunmadığı, hükmü esas alınan 03/05/2010 tarihli orman uzman bilirkişi raporunda ise bütün parsellerin orman olduğunun bildirilmesine rağmen rapora ekli 1960 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin meyve ağacı rumuzu ile işaretlenen alanda görüldüğü, ne var ki, orman bilirkişinin raporunda rumuzlardan hiç bahsetmediği ve haritadaki yeşil rengin nedeninin tartışılmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre de, taşınmazlara komşu parsellerin fındık ve ceviz ağaçları ile kaplı olduğu, buna göre dosyadaki iki orman bilirkişi raporu çeliştiği gibi taşınmazlar ve komşu parseller üzerindeki meyve ağaçları ile eski tarihli memleket haritasındaki meyve ağacı rumuzları raporda tartışılıp açıklığa kavuşturulmadığından ve eski tarihli hava fotoğraflarında taşınmazların orman olduğu belirtilmesine rağmen hava fotoğraflarındaki konumları gösterilmediğinden raporlar çelişkili ve yetersiz olup çelişkili ve yetersiz raporlar hükme esas alınamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellere ait tutanak ve dayanak belgeleri getirtilip uygulanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.