YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10340
KARAR NO : 2012/16287
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu çek altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bu çeke dayalı davalı yana bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin haciz tehdit altında haricen ödediği 7.000,00 TL.nin icra dosyasına bildirilmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve 7.000,00 TL. nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin müşterisi dava dışı … Gıda Tem. Kuy. San. Tic. Ltd. Şti. ile kredi ilişkisi akdederek dava konusu tahsilinde kredisine mahsup etmek üzere devredildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibine başlanıldığını, haciz sırasında borçlu …’nın 5.000 TL daha sonra da 2.000 TL ödeme yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takibe konu çekteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı, davanın devamı sırasında haciz tehdidi altında borcun tamamının ödendiği, davalının takipte kötüniyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nun 72/6 maddesi uyarınca “Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, istirdat davası olarak devam edilir.”
Somut olayda, dava konusu çek bedeli mahkeme kabulünde olduğu gibi ödenmiş olup, ödenen bu bedelin tespiti ile anılan yasa hükmü gereğince ödenen miktar yönünden istirdada karar verilmesi gerekirken sadece çek bedelinin istirdatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.