YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10035
KARAR NO : 2010/6630
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından Bursa 4.İcra Müdürlüğünün 2008/7749 Esas sayılı takip dosyasında müvekkili hakkında yapılan icra takibinde ödeme emrine ilişkin tebligatın davacı şirketle ilgisi olmayan Ankara’daki adrese yapıldığından, yasa yollarına başvurmada engel oluşturduğunu, usulsüz tebligata dayalı takip nedeniyle davacının Bursa’da bulunan işyerinde haciz işlemi yapılarak işlemlerin takip edildiği bilgisayarın muhafaza altına alınması nedeniyle işlerin takip edilemez hale geldiğini, davalının banka hesabına takip konusu alacağın ödenmesine rağmen bu bilgisayarın iade edilmediğini, bilgisayarı geri alabilmek için takip dosyasındaki alacağı tüm fer’ileriyle birlikte tekrar icra dosyasına ödemek zorunda kaldıklarını, bu ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu ve haciz ve muhafaza işlemi nedeniyle işlerin aksayıp büyük ölçüde maddi ve manevi zarara uğradığını bildirerek icra takip dosyasına ödenen 6.101.50.-TL.nin ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte istirdadına, 10.000.-TL.manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve usulsüz tebligatın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının usulsüz ödeme emri tebligatının iptali için İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, tebligatın usulsüz olmadığını, tebligatın yapıldığı adresin daha önce faturaların tebliğ edildiği adres olduğunu, davacının itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleşerek haciz işleminin yapıldığını, borçlu şirketin haciz edilen malları teslim almak için icra dosyasına ödemede bulunduğunu, bankaya müvekkili adına davacı tarafından haciz günü para yatırıldığını, icra dosyasına yapılan ödemeyi müvekkilince çekilmeden önce öğrendiklerini, söz konusu havale ile dosya borcu kapanmadığından dosyaya yatan paradan dosya borcunun kapatılması için gerekli olan rakamın tahsil edilip kalan rakamın iade edildiğini, davacının sırf icra masrafı ve vekalet ücreti ödememek için bu davayı açtığından manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı tarafından yapılan takip ve haciz işleminde hukuka aykırılık olmadığı gibi, yapılan bu işlemlere karşı hukuka aykırı olduğu kanaati oluştuğunda İcra Hukuk Mahkemesine yapılacak taleple işlemlerin düzeltilmesi mümkün iken bu yola gidilmediğinden davalı tarafından davacının şahsiyet haklarına hukuka aykırı olarak yapılmış bir saldırı veya tecavüz olmadığından manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği, bilirkişi raporuna göre 4.717.64.-TL.nin davacıya iadesi gerektiği, bu miktarın davalı tarafından icra takip dosyasında bırakıldığı halde, takip borçlusuna ait olduğu ve davacıya iadesi talebinde bulunulmadığından icra takip dosyasındaki bu miktarın halen davalının uhdesinde sayılması ve davacıya iadesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 4.717.64.-TL.nin dava tarihi olan 17.9.2008 tarihinden itibaren değişen oranlar uygulanmak suretiyle yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davacının manevi tazminat talebinin tamamının reddedilmiş olması sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talep edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, istirdadı talep edilen miktarın 1.357.40.-TL.sinin reddedilmiş olmasına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesi gereğince 575.-TL.vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücreti tayini de isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.