YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9284
KARAR NO : 2012/16675
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, hakkında icra takibi yapılan davalıların murisleri …’ın hacir altına alındığından davacı bankanın haberinin olmadığını, Ünye Sulh Mahkemesinden verilen vesayet kararı gereğince herhangi bir işlem yapılmadığını haricen öğrendiklerini, murisin davalı kızı …’ın babası …’a kullandığı krediler nedeniyle 1989 yılından beri hacir altında olduğunu bildiği halde kefil olduğunu, hiçbir iddiada bulunmayan, belge ve bilgi ibraz etmeyen davalıların itirazlarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, muris …’ın vesayet altına alındığına ilişkin kararın geçerliliğinin bulunmadığını belirterek davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, murisin Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1989/714E.-1989/930K. Sayılı kararı ile de vesayet altına alındığını, murisin fiil ehliyeti bulunmadığını, yaptığı işlemlerin geçersiz olduğunu, karşı tarafın iyiniyetli olmasının da sonucu değiştirmeyeceğini belirterek davanın reddi ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere ve 23/01/2012 tarihli Adli Tıp Raporuna göre, davalıların murisi …’ın kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imza ettiği tarihte ve yine kredi sözleşmesinin limitlerinin artırıldığı tarihlerde fiil ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın, ve davalı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.