YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3666
KARAR NO : 2010/6284
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının müvekkillerine hile ve cebir ile bono imzalattığını, bononun takibe konulduğunu, müvekkillerinin davalıdan herhangi bir mal almadığını belirterek takibe konu bono nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılara verdiği borç para karşılığında takibe konu bononun düzenlendiğini ve bono bedelinin ödenmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 13.10.2008 günlü ilamıyla davalının senedin borç para karşılığında düzenlendiğini savunarak ihdas nedenini talil ettiği, ispat külfetinin davalıda olduğu halde ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada, toplanan delillere ve tanık anlatımlarına göre, davalı tarafın savunmasını ispat ettiği, davacıların senet nedeniyle davalıya borçlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira ispat külfeti kendisinde olan davalı, senede karşı olan savunmalarını HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafından açıkça muvafakat edilmedikçe senede karşı tanık dinlenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Somut olayda, davacının tanık dinlenmesi konusunda açık muvafakatı bulunmadığı halde mahkemece tanık dinlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.