Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15908 E. 2011/3440 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15908
KARAR NO : 2011/3440
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 601 parsel sayılı 29328 m² yüzölçümündeki taşınmazın … adına tapuya kayıtlı olduğunu, ancak eylemli orman niteliğinde olup orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 16.06.1994 tarih 1989/194-55 sayılı karar ile davanın reddine dair verilen karar hazine ve Orman Yönetiminin temyizi sonucu Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.05.1995 gün 1994/8378-6312 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan Dairemizin bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporları, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.” gereğine değinilmiştir. Yargılama sırasında davalı …’ın öldüğü anlaşılmakla husumet mirasçılarına yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1981 yılında yapılmış ve sonuçları 21.01.1981 – 19.02.1981 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2., 3. ve 4. bendlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak, bunun yerine ikinci bent olarak “2-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davacı … yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.