YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1291
KARAR NO : 2011/3445
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2003 gün 2003/5059-6182 sayılı kararında özetle; “Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen bozma kararı tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozma kararından sonra yapılan keşiflerde ibraz edilen fen bilirkişi raporları ile orman mühendisi bilirkişi raporları birbirinden farklı olduğu gibi alınan uzman orman mühendisi bilirkişi raporları da birbiri ile çelişkili olup, özellikle ikinci orman bilirkişi kurulu ilk sunduğu raporda sadece kesinleşmeyen orman kadastro haritasına göre rapor hazırlamış, ek raporda ise ayrıca memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafları uyguladığını rapor etmiş olup, bu hali ile de bilirkişilerin raporlarının yetersiz ve çelişkili olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de; önceki kararda gerçek kişiler tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılan 417 ve 418 parsellerin bir kısmının orman sayılmayıp gerçek kişiler adına tescil edilmesi ve yine 412, 415, 416, 420 parsellerin orman sayılan yerlerin önceki kararla kesinleşen miktarlarının da farklı olduğu anlaşıldığından, temyiz edilmeyerek kesinleşen bölümler yönünden usulü kazanılmış hakkın gözardı edilmiş olması da yerinde olmadığı gibi, mahkemece oluşturulan kısa kararda 412 parselin a=1378 m²’lik kısmının … adına, kalan 11542 m² kısmının ise, orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesine rağmen, gerekçeli kararda 412 parselin a=1378 m² kısmı hakkında sicil oluşturulup kalan kısım hakkında sicil oluşturulmamış olması da kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması sonucu mutlak bozma nedeni oluşturmaktadır.” gereğine değinilmiştir. Yargılama sırasında bir kısım davalıların öldüğü anlaşılmakla husumet mirasçılarına yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli 8, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419 ve 420 sayılı parsellerin tespitlerinin iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından yargılama giderine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Tespit tarihinden sonra yapılıp bu dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davasında haklı çıkan taraf olan Orman Yönetiminin yaptığı yargılama giderlerinin, haksız çıkan taraf olan “davalılardan alınarak Orman Yönetimine ödenmesine” karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının üçüncü bendinde “Hazineye gelir kaydına” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3. bendinin 5. satırında “müştereken alınarak” kelimesinden sonra gelen “Hazineye gelir kaydına” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak; bunun yerine, “Orman Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.