YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8248
KARAR NO : 2011/12417
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 01.08.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Çekmece köyünde tapulama harici bırakılan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, 14.09.2009 tarihili dilekçede (C) 13125 m2 işaretli yerin Tayyip Ural, (A) 15471 m2 işaretli yerin … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 28/11/1977 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. madde hükümlerinin davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; Orman bilirkişi raporuna ekli 1957 tarihli memleket haritası kadastro tutanağı ile çakıştırılmaksızın yapılan uygulamada taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu; 1984 tarihli hava fotoğrafında da yine açık alanda kaldığı bildirilmiş ancak rapora hava fotoğrafı eklenmediği gibi, tespit tarihinden 20 yıl öncesinin kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını gösteren memleket haritaları da incelenmemiştir. Bundan ayrı uzman bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin kısmen % 20 civarında olduğu ve toprağının ana malzemesinin ponza denilen volkan tüfü olduğu açıklanmış, keşif sırasında da yerel bilirkişiler tarafından öncesinin çalılık olduğu bildirilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten , tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca, 228 sayılı tebliğe göre orman teknik ve idari sınır çalışmaları yapılıp yapılmadığı sorularak yapılmaz ise taşınmazın bu çalışmalardaki niteliğide saptanmalıdır.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, öncelikle, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve davanın açıldığı tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ile 228 sayılı tebliğe göre orman teknik ve idari sınır çalışmaları yapılmış ise karara ilişkin tutanakları ile haritası bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü belirlenmeli, kadastro paftaları ile memleket haritaları ölçekleri eşitlenerek kroki üzerine aplike edilip, taşınmazın memleket haritası ile irtibatlı krokisi düzenlettirilmeli, yine taşınmaz ve çevre taşınmazların konumu paftalarında hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, 228 sayılı Yasaya göre çalışmalar yapılmış ise taşınmazın bu çalışmalardaki konumu ve niteliği tespit edilerek harita üzerinde gösterilip hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı belirlenmeli, taşınmazın hangi kesiminde eğiminin ne kadar olduğu belirlenmeli, 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramına göre yüksek eğimli çalılık karakterdeki yerlerin orman sayılacağı düşünülmeli, taşınmazın eğimi düşük kesimleri bakımından, öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraat uzmanı bilirkişiden zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı, tarım arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, jeolog bilirkişiden dere yatağından kazanılmış yer olup olmadığı konusunda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir. .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.