YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6991
KARAR NO : 2010/10652
KARAR TARİHİ : 15.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Atlantı Köyünde bulunan 2 parça taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi, fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (G) ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle, Hazine ise, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla Medeni Yasanın 713/6 maddesi uyarınca karşı dava açmışlardır. Mahkemece, fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ve (F) ile işaretlenen sırasıyla 4.894,97 m2, 6.491,63 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına, (G) ile işaretlenen 2.664,73 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile işaretlenen taşınmazın … Irmağının akar alanında kaldığından davacıların ve Hazinenin bu yere yönelik davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı kişiler ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tescil istemine ilişkindir.
Taşınmazların bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu işlemi ise 1983 yılında yapılmış ve sonuçları 22.03.1984 – 20.04.1984 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (G) ile işaretlenen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ve (F) ile işaretlenen taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları, (C) ile işaretlenen taşınmazın … Irmağının akar alanında kaldığı, (A) ve (F) ile işaretlenen taşınmazların davacıların tutundukları tapu kayıtlarının kapsamı içinde kaldıkları, (C) ile işaretlenen taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığına, (G) ile işaretlenen taşınmaz Mayıs 1972 tarih 22 sıra nolu tapu kaydı kapsamı içinde kalmakta ise de, tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki
değer taşımayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına, (C) ile işaretlenen taşınmazın da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.