Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2640 E. 2011/3658 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2640
KARAR NO : 2011/3658
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki “KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin “27.12.2010” gün ve “2010/13496-16783 sayılı ilamıyla “ONAMA –RED ” kararı verilmiş, süresi içinde “Hazine vekili” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 142 ada 3, 207 ada 5, 181 ada 9 ve 10, 151 ada 2, 119 ada 15, 198 ada 8, 188 ada 1, 187 ada 7, 224 ada 1, 204 ada 2, 205 ada 1, 200 ada 21, 208 ada 3, 214 ada 2 ve 211 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar, hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazların babasından mirasen intikal ettiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, 5846,56 m2 yüzölçümündeki çekişmeli … köyü 142 ada 3 ve 6022,07 m2 yüzölçümündeki çekişmeli 207 ada 5 sayılı parsellerin tespitinin iptalen ve davacı … adına tapuya tesciline, çekişmeli … köyü 181 ada 9 ve 10 parsel sarıcalan mevkii 188 ada 1, 187 ada 7, 224 ada 1, 204 ada 2, 205 ada 1, 200 ada 21, 208 ada 3, 214 ada 2, 211 ada 5, 151 ada 2 119 ada 15 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, 198 ada 8 sayılı parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili tarafından taraf sıfatı yönünden, Hazine vekili ve … tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiş,
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.12.2010” gün ve “2010/13496-16783 sayılı kararıyla, Orman Yönetiminin temiz dilekçesinin reddine, Hazine ve davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiş,
Hazine tarafından, çekişmeli parsellerin zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı, gerçek kişiler adına tescil edilemeyeceğini ileri sürerek onama karanın kaldırılmasını ve yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 25.05.1969 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Her ne kadar; kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalar ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli 142 ada 3 ve 207 5 sayılı parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve davacı … yararına zilyetlikle edinen koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle bu parsellere ilişkin davasının kabulüne karar verilmişse de,
25.05.2010 tarihli Keşif tutanağına geçirilin gözlemde 148 ada 3 sayılı parselin orman içine giden yolun batısında kaldığı sürülmüş olduğu ve içinde 16-17 adet çam ağacının bulunduğu, muhtelif ebatlarda taşların bulunduğu, 207 ada 5 sayılı parselin ise yol ile tarla arasında yamacın çok dik olduğu yerde bulunduğu orman bütünlüğü içinde yer aldığı, tarlanın sürüldüğü, ancak komşu tarlalar ile birlikte hiçbir ürün bulunmadığı, etrafının orman olduğu belirlenmiş,
Orman Mühendisi Bilirkişi … ve fen bilirkişi durmuş Denizli tarafından düzenlenen 24.06.2010 günlü rapor ve krokilerde, çekişmeli 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 142 ada 3 sayılı parselin üzerinde 18 adet 30 yaşında kızılçam ağacı bulunduğu arazi sınırlarında muhtelif çalılar bulunduğu eğimin %2 olduğu, eski tarihli memleket haritasında beyaz renkli açık alan amenajmanda ziraat alanı olarak görüldüğü, 207 ada 5 sayılı parselin ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, bildirilmiş ekli memleket haritasında 142 ada 3 sayılı parsel etrafındaki küçük yüzölçümlü taşınmazlar ile birlikte etrafı yeşil orman alanları ile çevrili bölümde 207 ada 5 sayılı parsel ise orman içine devam eden küçük bir boşluk alanda işaretlenmiştir. Rapora eklenen fotoğraflarda çekişmeli 142 ada 3 sayılı parsel üzerinde orman ağaçları bulunan ekili olmayan yeni sürülmüş alan, 207 ada 5 sayılı parsel ise taşlık ve orman ağaçları bulunan yeni sürülmüş alan olarak görülmektedir.
Ziraat uzmanı bilirkişi …ten tarafından düzenlenen raporda da, 142 ada 3 sayılı parselin üzerinde 17 adet 25-30 yaşında çam ağaçları bulunduğu etrafı orman ağaçları ile kaplı olduğu üzerinde tarım yapılmakta olduğu ancak ekili olmadığı, düz ve genel olarak taşlı olduğu, 207 ada 5 sayılı parselin ise eğimli yapıda sürülmüş, doğudan tarla diğer yönlerden orman ile sınır olduğu, içinde 5-7 yaşında çam ağaçları bulunduğu birkaç yıldır ekilmediği bildirilmiştir.
Teknik bilirkişi raporlarındaki bulgular ve bu raporlara eklenen fotoğraflara göre eylemli yapısı ve çevresi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen, çekişmeli 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olduğu kabul edilemez. Mahkeme, bilirkişilerin soyut görüşleri ele bağlı olmayıp, bilimsel ve teknik bulgularını taktiri delil olarak serbestçe taktir eder.
Diğer taraftan, çekişmeli 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parseller eylemli orman alanı olduğu gibi, 142 ada 3 sayılı parsel etrafındaki küçük yüzölçümlü parseller ile birlikte bir bütün olarak düşünüldüğünde tüm yönlerden, 207 ada 5 parsel ise kuzey, güney ve batıdan devlet ormanı ile çevrili olduğu, çekişmeli parsellerin komşuları olan yüzölçümü küçük dava dışı parsellerden bir yada bir kaçının kadastro tesbitinin Hazine adına itirazsız kesinleşmesi, çekişmeli parsellerin orman içi açıklığı niteliğini değiştirmez. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılacağından, 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içerip, amaç orman bütünlüğünü korumaktır. Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturup, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenmiştir. [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]
Çekişmeli 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parsellerin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1969 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini vermiş ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Açıklanan hususlar gözetildiğinde çekişmeli parsellerin yeniden yapılacak bir orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılma olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine tahsisi mümkündür.
O halde, yapılan araştırma, inceleme ve bilirkişilerin teknik bulgularıyla, zilyetlikle kazanılamayacak devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu anlaşılan çekişmeli 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parsellere ilişkin davaların reddiyle, bu parsellerin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle bu parsellere ilişkin davanın kabulü yolunda hüküm kurulması yasaya aykırı olup, bu parseller için verilen kabul kararının onanmasına ilişkin daire kararı yerinde değildir. bu nedenle Hazinenin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairenin “27.12.2010 gün ve 2010/13496-16783 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA, 16.08.2010 gün ve 2002/43-8 sayılı … köyü 142 ada 3 ve 207 ada 5 sayılı parsellere ilişkin Yerel Mahkeme kararının yukarıda açıklanan neden ve gerekçe ile BOZULMASINA 31.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.