Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11316 E. 2012/17877 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11316
KARAR NO : 2012/17877
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket tarafından satışı yapılan Toshiba marka ürünlerin Türkiye sınırları içinde satışını ve pazarlamasını yapan müvekkilinin, davalı tarafça 2008 yılı Nisan ayı başında “%18 KDV bizden” adı altında düzenlenen kampanya çerçevesinde dava dışı Teknosa A.Ş.ye sattığı toplam 2064 adet ürünün “% 18 KDV bizden” kampanyasındaki indirimine denk gelen 227.053, 82-USD’lik alacağın davalı şirketten talep edilmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle bu miktar bedelin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6.000-Amerikan dolarlık kısmının dava tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik ilk itirazında bulunmuş, davacı tarafça iddia edildiği üzere taraflar arasında üzerinde mutabık kalınan yazılı bir kampanya anlaşmasının bulunmadığını, dava konusu satışlarla ilgili olarak müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir taahhüdünün de bulunmadığını, Teknosa firmasına yapılan satışlarda indirim uygulanacağına dair müvekkili şirketin bir onayı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; taraflar arasında, davacının (Teknosa da dahil olmak üzere bütün müşterilere) yapacağı bütün satışlarda davacıya indirim uygulanacağına ve bu indirim tutarının davacıya ödeneceğini öngören, davacının iddia ettiği gibi bir “kampanya akdi ilişkisi”nin kurulduğunun anlaşılamadığı, davacı her ne kadar, bu iddiasını ispat etmek üzere, davalının yaptığı bir duyurunun örneğini sunmuşsa da, bu duyurunun, davacının iddia ettiği gibi bir kampanya akdi ilişkisinin taraflar arasında kurulduğunu ve de davalının, davacının iddia ettiği gibi bir taahhütte bulunduğunu ispat edecek davalı beyanını içermediği, davacının bu iddiasını ispat etmek üzere sunduğu bir takım e-mail yazışmalarında da davalının, davacının iddia ettiği gibi bir “kampanya akdi ilişkisi”nin varlığını inkar ettiğinin açıkça görüldüğü, davacının bu iddiasını ispat etmek üzere sunmuş olduğu 13.08.2008 tarihli ve 66.314,06 TL bedelli ve “Fiyat Farkı Bedeli” açıklamalı fatura örneğinde davacının iddia ettiği gibi bir akdi ilişkinin kurulduğunu ispat edecek taraf beyanları (açıklamalar) içermediği ve dolayısıyla da böyle bir akdi ilişkinin varlığını ispat etmediği, ayrıca uyuşmazlık tarihi itibariyle davacının cari hesap bakiyesinin “0” olduğu, taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğuna göre davacının talep ettiği alacağı cari hesabına kaydetmesi gerekeceği, davacının davalıdan iddia ettiği şekilde akdi ilişkiden kaynaklanan dava konusu miktarda alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.