YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3792
KARAR NO : 2011/7520
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/09/2009 gün ve 2009/10334-13307 sayılı bozma kararında özetle; “Dosyada mevcut orman bilirkişi … … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın % 10 – 80 eğimli olduğu, üzerinde 70 – 80 yaşlarında fındık plantasyonları bulunduğu, memleket haritasında yeşil renkli alanda işaretlenmekle birlikte orman ağacı sembolü bulunmadığı, … fotoğrafında ise açık alanda kaldığı bu nedenlerle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın … fotoğraflarındaki yeri gösterilmemiştir. Rapora eklenen memleket haritasında ise taşınmaza yakın yerlerde çalılık sembolü görülmektedir. 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt anlamından yüksek eğimli, çalılık niteliğindeki yerlerin orman sayılan yer olarak kabulü gerekir. Bundan ayrı; çekişmeli taşınmazların batısındaki yoldan sonra gelen komşu parsele ait kadastro tutanak sureti getirtilmemiş taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. Maddesinde öngörülen orman içi açıklık olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda, bilirkişi raporu taşınmazın niteliğini belirlemekte yeterli olmadığı gibi, ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde, Hazinenin davaya dahil edilmemesi de doğru olmadığı ve bu nedenlerle, mahkemece öncelikle ormanların mülkiyeti Hazineye kullanım hakkı Orman Yönetimine ait olduğu gözetilerek Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra komşu parsellerin tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, bu parsellerden itirazlı olanların dosyaları tespit edilerek, keşifleri yapılmamış ise bu dosyaların keşifleri birlikte yapılmalı; eğer keşifleri yapılmış ise bu dosyalara ait bilirkişi raporlarının birer suretinin bu dosya içine konmalı ve eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi, ilamda belirtilen şekilde yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava edilen çekişmeli taşınmazlarının dört tarafının 118 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olup, taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden oldukları ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğuna göre, … şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 15/09/2009 gün ve 2009/10334-13307 sayılı bozma ilamında “ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde, Hazinenin davaya dahil edilmemesi de doğru olmadığı ve bu nedenlerle, mahkemece öncelikle ormanların mülkiyeti Hazineye kullanım hakkı Orman Yönetimine ait olduğu gözetilerek Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması gerektiği” gereğine değinilmesine rağmen mahkemece, Hazine davaya dahil edilmeden davanın görülüp sonuçlandırılması doğru değil ise de, Hazine aleyhine bir hüküm kurulmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.