YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1853
KARAR NO : 2010/5297
KARAR TARİHİ : 20.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, kadastro mahkemesinde açtığı davada dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın kendisine ait tarım alanı olduğu halde yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olarak tespit gördüğünü ileri sürerek tespitin iptali ve adına tescilini istemiştir. Kadastro mahkemesince çekişmeli yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş olduğu, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevinin tutanağın düzenlendiği tarihte başlamadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyası sulh hukuk mahkemesine aktarılmış; sulh hukuk mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış, sonuçları 28/10/1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığı gibi 6831 Sayılı Yasanın 28/05/1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesindeki “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, … ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur.” hükmünün tapu sahiplerine tanınan bir hakla ilgili olması, davacı tarafından herhangi bir kayda dayanılmaması ve tahdidin kesinleşme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıldan çok fazla bir süre geçtiğinden davanın dinlenme olanağının da bulunmamasına göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.