YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9594
KARAR NO : 2010/6557
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı idare temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı idare tarafından yapılan 20.03.2007 tarihli açık artırmalı dikili ağaç satış ihalesini kazandığını, müvekkilinin öngörülen süre zarfında üretim işini bitirmek için gerekli işçi ve ekipmanla, görevli orman muhafaza memurları ile birlikte orman bölgesine geldiklerinde bölge köylülerinin tehdit ve engellemeleri ile karşılaştığını ve kesim bölgesine giremediğini, davalı kuruma yapılan tüm başvurulara rağmen, çalışma güvenliğinin sağlanamadığını ve ihalenin iptal edildiğini, davalı idarenin yeniden yaptığı ihaleyi müvekkilinin kazandığını, ancak bu sefer çalışma şartlarının normale dönmesi sonucu müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiğini, ancak davalının ilk ihale nedeni ile müvekkilinin yatırdığı teminatı irat kaydedip, müvekkili aleyhine vade farkı tahakkuku yaptığını,bu durumun hukuka aykırı olduğunu müvekkilinin ilk ihale nedeni ile edimini yerine getirmeme sebebinin, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare temsilcisi davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak aynı mahkemede görülen teminat davasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, taraf vekili ve temsilcisi beyanlarını tekrar etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında 20.03.2007 tarihinde açık artırmalı dikili ağaç satımı sözleşmesi yapıldığı, ancak davacının ihale konusu orman bölgesine girmesinin çevre köylülerince engellendiği, durumun tutanakla tespit edildiği, güvenlik güçlerinin de bu duruma engel olamadığı ve davalı idarece ihalenin iptal edilip bir süre sonra yeniden ihaleye çıkıldığı bu ihalenin de davalı tarafından kazanıldığı, ancak çevre köylülerinin bu sefer bilgilendirilmesi sonucu herhangi bir olay meydana gelmeden davacının, sözleşmedeki edimini yerine getirdiği, ilk ihalenin iptal edilmesinde davacının herhangi bir kusurunun olmadığı ihale şartnamesinin 13. ve 37.maddeleri uyarınca davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı gerekçesi ile menfi tespit davasının kabulüne, birleştirilmesine karar verilen tazminat davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı (birleştirilen davanın davacısı) idare temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı idare temsilcisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.