Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/15423 E. 2011/14503 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15423
KARAR NO : 2011/14503
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal’i ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, Gümüldür Beldesi Kümeevler mevkiinde bulunan ve kadastro sırasında fundalık ve çalılık olarak tescil harici olarak bırakılan taşınmazın davalı tarafından zeytin ağaçları dikmek sureti ile işgal edildiğini bildirerek, davalının taşınmaza vaki el atmasının önlenmesi ve üzerinde bulunan yapıların kal’i talebi ile dava açmıştır. Mahkemenin birleştirilen 2006/125 esas sayılı dava dosyası ile davalı karşı davacı … dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Gümüldür Beldesi Kümeevler mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, Hazinenin davasının kabulü ile (A) ile gösterilen 4767 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şerhinin verilmesine, bu kısma yönelik davalının elatmasının önlenmesine, zeytin ağaçları dışındaki diğer zirai muhdesatın masrafı davalıdan alınmak sureti ile kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki muhtesatın kal’i ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında 3116 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi, 1975 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılan 2896 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile 24.06.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Taşınmazın bulunduğu yörede 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. madde gereğince kadastro işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4. madde metninin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, düzenleme; 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 2896 sayılı Yasanın 2/B ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarına konu edilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin “…FİİLİ KULLANIM DURUMLARI DİKKATE ALINMAK VE VARSA ÜZERİNDEKİ MUHTESATIN, KİM VEYA KİMLERE AİT OLDUĞU DİKKATE ALINMAK VE KİM VEYA KİMLER TARAFINDAN NE ZAMANDAN BERİ KULLANILDIĞI KADASTRO TUTANAĞININ BEYANLAR HANESİNDE GÖSTERİLMEK SURETİYLE…” Hazine adına tescil edileceğine amirdir. Görüldüğü üzere, 5831 sayılı Yasa ile yapılan düzenleme ile kullanım kadastrosunda tutanağın beyanlar hanesine yazılacak kullanıcı belirlemelerinde, özel veya tüzel kişi ayrımı yapılmadığı gibi, yasada bu yönde kısıtlayıcı bir hüküm de getirilmemiştir. Yasa ile amaçlanan; orman kadastro komisyonlarınca nitelik yitirdiği belirlenerek 1744 sayılı Yasanın 2 ve 2896 ile 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarına konu edilen taşınmazlar üzerinde kullanım kadastrosu yapmak suretiyle bu tür taşınmazların envanterini belirlemekten ibarettir.
Dosyada mevcut fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 1.11.2011 havale tarihli ek raporda çekişmeli taşınmazın yörede 5831 sayılı yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. madde gereğince yapılan kadastro sırasında 2750 ada 1 parsel olarak 5924,48 m2 yüzölçümüyle 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan hazine adına tespit gördüğü ve beyanlar hanesine kullanıcısının ve üzerindeki zeytin ağaçlarının sahibinin … olduğunun şerh verildiği bildirilmiş olup, 2750 ada 1 parsele ait tapu kaydının dosyada mevcut olduğu ve taşınmazın 6.7.2010 tarihinde tesis kadastrosu sonucu tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmaza Asliye hukuk mahkemesinde davalı iken taşınmaza yönelik olarak 5831 sayılı yasa ile 3402 sayılı yasaya eklenen ek 4. madde gereğince kadastro işlemi yapıldığı ve tutanağın davalı olduğu bildirilerek, 3402 sayılı yasanın 2., 28. ve 30. maddeleri gereğince malik hanesi boş bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken 2750 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının kesinleştirilmesi doğru değildir.
3402 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından mahkemece davanın görev nedeneyli reddine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı- karşı davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.