YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10992
KARAR NO : 2011/13318
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 114 ada 2 sayılı 2.318,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1938 tarih 228 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tesbit dışı bırakıldığı, 28.09.1993 tarihinde onaylanarak kesinleşen orman tahdidi sırasında kültür arazisi olarak orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine “… Termal Turizm Merkezi Çevre Düzeni Planı içerisinde kalmaktadır” açıklaması yazılmıştır.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, eylemli biçimde orman niteliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine temsilcisi, son oturumda imzalı beyanında lehlerine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı ancak eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 124 ada 1 sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 30.11.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 01.10.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşen tahdit haritasına, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olduğunun anlaşıldığı, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi servet niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmaz 114 ada 2 parsel olduğu halde maddi yanılgı sonucu 124 ada 1 numaralı taşınmaz hakkında hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1 numaralı bölümünün 2 rakamlı bölümünün 2. cümlesinde yer alan “124 ada 1” çıkarılarak bunun yerine “114 ada 2” yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesinin yollamasıyla H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 24/11/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.