YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10803
KARAR NO : 2010/6024
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince bu kişiye kredi kullandırıldığını, ancak kredi borcunun ödenmediğini, bunun üzerine asıl borçlu ve kefil olan davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, itirazının öncelikle kendisine karşı takip yapılmasına ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takibin dayanağı olan kredi sözleşmesine teminat olarak asıl borçlunun maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği, bu durumda İİK’nun 45.maddesi gereğince davacının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı banka tarafından asıl borçlu ve davalının da arasında bulunduğu kefiller aleyhinde “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. BK’nun 487.maddesinde kefilin borçlu ile birlikte müteselsil olarak sorumlu olması halinde alacaklının asıl borçluya müracaat etmeden ve ipotekleri paraya çevirmeden kefil aleyhine takip yapabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda davacı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefil aleyhine icra takibi başlatmasında kanuna aykırı herhangi bir nokta bulunmamaktadır. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.