Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8017 E. 2012/16138 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8017
KARAR NO : 2012/16138
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu bonodaki imzanın müvekkilinin yetkilisine ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ile dava konusu bonodaki imzanın davacının temsilcisine ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, bonodaki borçlu imzasının inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece bonodaki borçlu imzasının davacı şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, yargılama aşamasında, davacı şirketin diğer ortağı … ve yetkili temsilcisi … hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan ceza soruşturması yürütüldüğünü bildirmiş, temyiz dilekçesinde de, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi’nce savcılık takipsizlik kararının kaldırıldığını, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/363 Esas sayılı ceza davasının açıldığını belirtmiştir.
B.K.’nun 53. maddesi hükmüne göre Ceza Mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlar. Hal böyle olunca mahkemece anılan ceza dosyası celbedilerek açılan kamu davasının bu davaya etkisi ve sonucu bekletici mesele yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.