YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10662
KARAR NO : 2010/10707
KARAR TARİHİ : 16.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2006 gün ve 2006/15244-17578 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu bulunup bulunmadığı araştırılarak usulüne uygun orman araştırması yapılmalı, taşınmazın orman tahdit hattına göre konumu belirlenmeli ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman haritası uygulanarak öncesi belirlenmeli, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı da değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu … Köyü 194 ada 19 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve kesinleşmiş, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1980 yılında aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, dava konusu … Köyü 194 ada 19 parselin komşu parselleri olan 17, 18, 20, 21 parsellerle birlikte dört tarafının 49 nolu Hazine adına ham toprak niteliği ile kesinleşen parsel ile çevrili olduğu, komşu parsellerin hükmen kişiler adına tesciline karar verilip, 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında, eski tarihli belgelerin uygulanması sonucu da öncesi itibarıyla orman olmadığı, halen eylemli orman da olmadığı anlaşıldığından ve ziraat bilirkişi raporuna göre 2. sınıf tarım arazisi vasfında zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davalı lehine 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesi gereğince zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 16/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.