Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14736 E. 2011/1563 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14736
KARAR NO : 2011/1563
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2010 gün ve 18421-685 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … 102 ada 1 parsel (8455 m2) sayılı taşınmaz hakkında açılan davada mahkemece, taşınmazın (a) bölümünün 2/B madde sahasında kaldığı, 2/B madde uygulamasının yapıldığı 1975 yılı ile davanın açıldığı 2007 yılı arasında davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmişse de, öncesi orman olan ve bu niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların yasalar uyarınca hazine adına tescil edilmeleri gerektiği, bunların kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği ile iktisap edilebilmelerine imkan bulunmadığı, bu nedenle (a) bölümünün Hazine adına 2/B sahası niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesi, (b) bölümünün ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle Hazinenin bu bölüme yönelik davasının reddine karar verilmişse de Hazine, taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğu ve zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açtığına göre, taşınmazın orman kadastro sınırlarının dışında bırakılmış olmaları yeterli olmayıp, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olup olmadıklarının da araştırılması, bu şekilde yapılacak araştırma inceleme sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı saptanırsa, bu kez taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, zilyetlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığının da araştırılması ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, kişinin davasının kabulüne, Hazinenin davasının reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte, (a) bölümü yönünden bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. Oysa bozma kararına uyulmakla, taraflar lehine usulü kazanılmış hak gerçekleşir.
Somut olayda çekişmeli taşınmazın (a) işaretli (2646 m2) bölümünün kesinleşen 2/B madde sahasında,129 ada 11 parsel numaralı 2/B madde poligonu içinde kaldığı belli olmasına ve bozma kararında bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği açıklanmasına rağmen, mahkemece yeniden araştırma inceleme yapılarak, 1944 tarihli …
fotoğrafında taşınmazın tamamının açık renkli bölümde kaldığı gerekçesiyle, tamamının tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle, öncelikle 129 ada 11 parselin 2/B sahası olarak Hazine adına tapuya tescil edilip edilmediği araştırılmalı, tescil edilmişse, (a) bölümü 11 parsele eklenmek suretiyle; tescil edilmemişse ayrı bir parsel numarası verilerek 2/B vasfıyla Hazine adına tescil edilmeli, (b) bölümü ise kişi adına tescil edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin 102 ada 1 parselin (a) işaretli bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.