Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/4923 E. 2010/5703 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4923
KARAR NO : 2010/5703
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Koparan mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları … 3398.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 02/05/1968 tarihinde ilan edilip kesinleşen seri bazda orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1950 yılında yapılmış ve sonuçları 15/04/1951 – 15/05/1951 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dava konusu taşınmaz, yörede 1951 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında fundalık ve çalılık yerlerden olduğu için tapulama harici bırakılmıştır.Mahalli bilirkişi ve tanıklar, davacının, taşınmazı 1964 yılında imar ve ihya ederek kullanmaya başladığını, bu tarihten beri zilyet olduğunu bildirmişlerdir. Ancak, dava konusu taşınmazın güneyinde bulunan komşu 570 parsel, Germencik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/79-269 sayılı tescil ilamı ile oluşmuş olup, bu dosyanın da davacı … olup, tescil krokisinde ve keşifte, davalı taşınmaz yönü boşluk ve hali arazi olarak gösterilmiş, davacı o davadaki dava dilekçisinde dahi taşınmaz yönünü hali arazi olarak göstermiştir. Bu durum da çekişmeli taşınmazdaki zilyetliğinin 1993 yılından sonra başladığını göstermektedir. Kaldı ki, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyan ettiği gibi zilyetliği 1964 yılında başlamış olsaydı, o davada bu yerin de adına tescilini istemesi gerekirdi. Bu nedenle mahalli bilirkişi ve tanık beyanları inandırıcı bulunmamıştır. Bu durumdu davacının zilyetliği 1993 yılından sonra başladığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme için 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine, 03.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.