YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12132
KARAR NO : 2012/17010
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki sözkonusu olmadığını, müvekkilinin takibe konu senedi borcuna karşılık dava dışı …isimli kişiye verdiğini ve adı geçene borcunu da ödediğini, müvekkilinin …isimli şahısla görüştüğünü bu kişinin de senedin davalının nasıl eline geçtiğini bilmediğini müvekkiline beyan ettiğini belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile lehdar arasındaki ilişkinin müvekkilini bağlamadığını, davacnın iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının takibe konu senede karşılık senet lehtarı olan dava dışı …’a 03.07.2010 tarihinde senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu bononun keşidecisi; davacı lahdarı: dava dışı …, hamili ise davalıdır. Davacı, bono bedelini dava dışı lehdara ödeyerek belge aldığını, hamilin senedi nasıl ele geçirdiğini bilemediğini belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. 30.12.2010 günlü duruşmada dinlenilen dava dışı lehdar …bononun davacı tarafından kendisine ödendiğini kabul ederek bononun davalı eline nasıl geçtiğini bilmediğini söylemiştir.
Takip ve dava konusu bono incelendiğinde, zorunlu unsurları taşıdığı ve ciro silsilesinde kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davacı yan, davalının iyi niyetli meşru hamil olmadığını kanıtlamak durumundadır. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin, her zaman lehdarca düzenlenmesi imkanı bulunan belgeye ve bu lehdarın beyanına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.