Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7000 E. 2010/10654 K. 15.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7000
KARAR NO : 2010/10654
KARAR TARİHİ : 15.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil, el atmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve … ile ortakları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1947 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü …. mevkii 63 ada 47 parsel sayılı 383.820 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden mera niteliği ile… adına tespit edilmiştir.Hazinenin, taşınmazın kaçak yitik kişilerden kaldığı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı dava üzerine İzmir 3. Hukuk Hakimliğinin 02.12.1958 gün 1956/891-1958/896 sayılı ilamıyla fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 232.000 m2 yüzölçümlü bölümünün… adına,(B) ile işaretlenen 151.820 m2 yüzölçümlü kesiminin mera olarak Hazineye bırakılmasına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak 1962 yılında kesinleşmiştir. Tapuda yapılan infaz işlemleri sonrasında 63 ada 47 parselin (A) ile işaretlenen bölümü 137 ada 47 parsel numarasını almıştır. 137 ada 47 parsel sayılı taşınmaz satışlar yoluyla … ve ortaklarına geçmiştir.
Davacı … Yönetimi; 137 ada 47 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesine ve beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesine ve beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve … ile ortakları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapılıp 19.01.1951 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 04.04.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1985 ve 1995 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, daha sonra yapılıp kesinleşen aplikasyon işleminde de yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1947 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen
bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15.09.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.