YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4705
KARAR NO : 2010/6385
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, asıl dava ve birleşen davasıyla; nde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, sınırları içinde bulunan, dilekçeye ekli krokide 108 ada 1 parselin bitişiğinde bulunan (17) ve (18) rakamı ile gösterilen alanların orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanların orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro müdürlüğünce 108 ada 263 ve 264 parsel numaralarıyla tespit tutanağı düzenlenip mahkemeye gönderildikten ve tespit tutanağında malik olarak gösterilen kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra yapılan yargılama sonunda mahkemece; davanın reddine ve 108 ada 263 ve 264 parsel sayılı taşınmazların tarla niteliğiyle … Boğa Mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların orman ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan inceleme yeterli değildir. Bölgede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sırasında tespit tutanakları malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderilen dava konusu … … Köyü 108 ada 263 ve 264 sayılı parseller ile dava dışı 108 ada 247, 249, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 261, 262 ve 265 nolu parsellerin öncesinin bir bütün olduğu ve Temmuz 1964 tarihli 6 sayılı tapu kaydı ve gittileri kayıtları kapsamında kaldığından söz edilerek tutanakların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, tespite esas alınan tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle birlikte getirilip uygulanmamış, kayıt miktar fazlasının bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiş, ifraz gören parsellerle birlikte taşınmazların niteliği ile konumu saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, (dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri), (dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve
bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli,dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanıp, değişebilir sınırları içeriyorsa, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.