YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13149
KARAR NO : 2013/5117
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı … Moliteks İnş. Teks. San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle hesabın katedilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, yapılan ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı banka tarafından yapılan hesaplamaları ve uygulanan faiz oranlarını kabul etmediklerini, ayrıca sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza koyan müvekkillerinin iş bu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan dolayı şahsi sorumlulukları bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı banka ile davalı şirket arasında iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, bilirkişi marifetiyle tespit edilen alacağın kefil olarak sözleşmeye imza koyan davalıların kefalet limitleri dahilinde kaldığı, bu nedenle tüm davalıların ödenmeyen kredi borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak likit (belirlenebilir, hesaplanabilir) olup borçlunun itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden davacı banka lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken talebin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.
3-Kredi sözleşmelerinde kullandırılan kredi yabancı para olarak belirtilmiş olup kredinin vadesinde ödenmemesi halinde banka yabancı para alacağına faiz yürüterek takip tarihi itibariyle hesaplanan alacağının tahsilini isteyebilir. İİK’nın 58/3, BK’nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddeleri uyarınca alacaklı yabancı para alacağının vade tarihindeki “TL” karşılığını isteyebileceği gibi fiili ödeme günündeki “TL” karşılığını da isteyebilir. Alacaklı yabancı para alacağının vade tarihinde “TL” karşılığını istememesi halinde takip tarihindeki “TL” karşılığını istemesi mümkündür. Davacı banka yabancı para alacağının takip tarihindeki “TL” karşılığını istediğine göre yabancı para alacağına vade tarihinden takip tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülüp takipten önce “TL” olarak yapılan ödemelerin de ödeme tarihinde yabancı paraya çevrilip borçtan mahsup edildikten sonra takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözetilerek gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.