YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8347
KARAR NO : 2010/9381
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, kadastro sırasında sahibi olduğu yaklaşık 1500 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman olarak tespit edilen Kozanlı Köyü 118 ada 1 sayılı orman parseli içinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6383,68 m2’lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile davacı ve müşterekleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş,hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.02.2009 tarih 2008/17835E 2009/ 2795K sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı, zilyetlik iddiasıyla kadastro tespitine itiraz ettiği halde, zilyetlik tanıkları ile kadastro çalışmalarında görev yapan yerel tespit bilirkişileri dinlenmemiş, kadastro mahkemelerinin sicil oluşturtma görevleri bulunmasına rağmen kabul ve reddedilen bölümler yönünden ayrı ayrı sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamıştır. Ayrıca davacı dava dilekçesinde yaklaşık 1500 m2’lik yerinin orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek dava açtığı halde mahkemece dava konusu edilen yaklaşık 1500 m2 nin çok üstünde 6383,68 m2 ye hükmedilmiştir. Buna göre, Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, davacıdan sorularak var ise zilyetlik tanıkları ile kadastro çalışmalarında görev yapmış tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre kadastro mahkemesinin sicil oluşturma görevi bulunduğu gözönünde bulundurularak kabul ve reddedilen bölümler yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. Bunun yanında; tarafların dava açarken miktarı belli olmayan veya tam olarak bilinmeyen durumlarda yaklaşık ifadeler kullanmaları mümkündür. Ancak, bu tür durumlarda istenilen ile beyan edilen arasındaki farkın yanılma sınırları içerisinde, makul ve kabul edilebilir olması gerekir. Somut olayda davacı, dava açarken “yaklaşık 1500 m2” lik yerden bahsetmektedir. Bu ifade de “yaklaşık” sözcüğü kullanılmış ise de, esasen anlamsal olarak kesine yakın bir sonucu ifade etmektedir. Burada yanılma payı kabul edilse bile bu ifade karşısında yanılma payı, istenilen miktarın birkaç yüz metre altı veya üstü olabilir. Talebin dört katından fazla bir miktara hükmedilmesi makulün aşılması olup, talebin aşılamayacağına ilişkin H.Y.U.Y.’nin 74. maddesine muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin … bilirkişisinin raporunda B harfi ile gösterilen 6383,68 m2 bölümünün tespitinin iptali ile … ve … oğlu … 1944 doğumlu … ‘ın mirasçıları adına belirlenecek hisseleri oranın da TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, … Köyünde bulunan 118 ada 1 parsel sayılı … orman sınırının … bilirkişisinin krokide göstermiş olduğu şekliyle tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya gore dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, somut olaylara dayanmayan soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile yetinilmiş, H.Y.U.Y.’nın 74. maddesinde düzenlenen istemle bağlılık ilkesine de uyulmamıştır.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17.maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasurrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (Ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14.maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliği, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre bu defa taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davacının zilyetliğinin saptanması açısından, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve hu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile. yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de l/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, kadastro tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, gerçek kişinin açtığı davanın red edilmesi gerektiği düşünülmeli, ayrıca çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düşmesi halinde 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi uyarınca tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlendiği takdirde H.Y.U.Y.’nın 74. maddesinde düzenlenen istemle bağlılık ilkesi de gözönünde tutularak karar verilmelidir. Kabule göre de, taşınmazın kalan bölümü hakkında sicil oluşturulmamış olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 01/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.