Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10566 E. 2011/12066 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10566
KARAR NO : 2011/12066
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 28.12.2010 gün ve 2010/14766-16883 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastroda … köyü 190 ada 38 sayılı parsel sayılı 4896,57 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, … zilyetliğinde olduğu ancak, asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinin 2001/1139 esasına kayıtlı dosyada, tescil davasına konu olması nedeniyle davacı … davaya konu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açmış, … ve arkadaşları dava konusu taşınmazın tapuda kendi adlarına kayıtlı üç adet … arazisi kapsamında kaldığı, davalı veya murislerinin 1952 yılına kadar bu araziyi hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıkları, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıkları, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak … tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiği, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmış, davalar birleştirilmiş, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1139-2003/563 sayılı …’ın davasının kabulüne, davaya konu yerin … adına tesciline, muteriz davacıların davasının reddine ilişkin kararı, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/6298-2007/2916 sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, 1967 yılında yapılan orman kadastrosunun uygulanması suretiyle taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının saptanamayacağından, yeniden yapılacak keşifte sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği ve 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlendiği, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların devletleştirildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceği, Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kayıtlarının Yönetimi bağlamayacağı, 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesinin, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olacağı, tapu kayıtları bu kayıtlara dayananların yararına olduğu kadar, aleyhine de delil oluşturacağı, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince değişebilir nitelikteki tapu kayıtlarının kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kaydın yüzölçümü ile geçerli asıl kapsamı orman değil ise, kayıt fazlasının ormandan açılmış olduğunun kabul edileceği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bile olsa, orman içi açıklıkların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, yine doğal ve kültürel sit alanları ile bunların koruma alanlarının zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği düşünülerek taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, kesinleşmiş mahkeme kararlarının tarafı olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı, devlet ormanlarının mülkiyetinin Hazineye, kullanma hakkının Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu nazara alınarak, devlet ormanlarına ilişkin sav ve savunmaların Hazine ve Orman Yönetimi tarafından ayrı ayrı yapılabileceği gibi birlikte de yapılabileceği gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, çekişmeli taşınmazla ilgili kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği için görevsizlik kararı verilerek, dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro mahkemesince davacıların davasının REDDİNE, çekişmeli … köyü 190 ada 38 sayılı parselin orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … vekili ve davalı Hazine temyizi üzerine Dairenin 28.12.2010 gün ve 2010/14766-16883 sayılı kararıyla “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sınırı dışında kaldığı saptanmış ise de, fiilen de dava konusu taşınmazın üzerinde çam ağaçları bulunduğu ve doğusundaki komşu eylemli çam ormanının devamı nitelikte bulunduğu bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığından davacı kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde … şartların oluşmadığı belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu kez davacı … karar düzeltme dilekçesinde Dairenin onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasını istemiştir.
Eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafları, orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştrma inceleme ve keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli parselin …’ın atalarından intikal ile zilyetliğindeyken mirasçıları arasında yapılan taksimle, …’a kaldığı onun tarafından davacı …’a bağışlandığı ve halen onun zilyeliğinde olduğunu, eklemeli olarak 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla kesintisiz ve çekişmesiz zilyet edildiği bildirilmiş, üç orman mühendisi bilirkişiden oluşan kurul tarafından çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bıakıldığı gibi, eski tarihli memleket haritasında ve … fotoğraflarında açık alan olarak nitelendirildiği, eğimin %12 den az olduğu öncesi ve eylemli durumu ve çevresi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, üç ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu tarafından da taşınmazın düşük eğimli tarla olarak kullanılan kadim tarım alanı olduğu bildirilmiş, davacı … için 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar araştırılmış, kısaca dosyadaki tüm deliller ile davacı … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenmiştir. Bu durum karşısında davacı …’ın davasının kabulüyle çekişmeli parselin adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya muhteviyatı ve deliller ile bağdaşmayacak biçimde, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup, kararın onanmasına ilişkin daire kararı yerinde değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı …’ın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 28.12.2010 gün ve 2010/14766-16883 sayılı onama kararının kaldırılmasına, aynı nedenlerle yerel mahkemenin 05.07.2010 gün ve 2009/1468-605 sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının yatıran gerçek kişiye iadesine 25.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.