YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3636
KARAR NO : 2010/4670
KARAR TARİHİ : 07.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, … vekili, davacılar vekili, davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yeşildere Köyü 168 ada 165 parsel 1366,03 m2 tarla niteliği ile … adına, 168 ada 117 parsel 12504,26 m2 tarla niteliği ile … Köyü adına, 168 ada 148 parsel 2654995.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz da orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, taşınmazların zilyetliklerinde olduğu ve vergi kayıtları bulunduğu, Hazine ise, 148 parselin mera niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. …, 165 ve 148 sayılı parsellerin mera olduğu, … ve … …, kendilerine ait taşınmazların 148 sayılı orman parseli içinde kaldığı iddiasıyla müdahil olmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu 168 ada 148 parselin … Bilirkişisi … …’in düzenlediği 10.03.2005 tarihli rapor ve krokisinde gösterilen H=7836.75 m2 Durkadın Yörük, A=3458.82 m2, B=16245.96 m2 … … mirasçıları adına, A=1097.32 m2 ve B=1502.60 m2 …, F=12479.56 m2 … ve … adına, N=3854.18 m2 … adına, İ=6521.49 m2 … adına, D=12991.83 m2 … … mirasçıları adına, E=12877.39 m2 müdahil Yeşildere Köytüzelkişiliği adına, E=9296.63 m2 …, G=1474.02 m2 …, J=4122.73 m2 … …, K=2033.76 m2 … adına, D=2353.43 m2 … adına, C=5923.37 m2 … adına, A=4353.08 m2 … adına, B=4087.04 m2 … adına, G=4619.76 m2 … adına, C=2723.48 m2 … adına, C=2723.48 m2 … adına, C=12436.21 m2 … adına, M=2491.81 m2 … adına, H=1197.54 m2 … adına, Z=209000 m2 Hazine adına mera niteliği ile sınırlandırılmasına, L=9185.41 m2 …, K=2425.30 m2 … adına, 168 ada 165 parselin … … mirasçıları adına, 168 ada 117 parselin … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 03.10.2005 gün ve 2005/7041-11387 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, ayrı ayrı taşınmazlar hakkında altı kez yapılan keşiflerdeki uzman orman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazların 1963 tarihli memleket haritasında yeşil renkli alanda görüldüğü, 1953 tarihli … fotoğrafında ise, açık alanda gösterildiği ve orman sayılmayan yerlerden olduğu söylenmiştir. Rapor bu haliyle kendi içerisinde çeliştiği gibi, memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilmek suretiyle birbiri üzerine ablike edilerek, orijinal renkli memleket haritasında taşınmazların ne olarak işaretlendiği ve görüldüğü saptanmamıştır.
Bu nedenle; öncelikle, davalı Hazinenin dayandığı vergi kaydı ile yine davacı gerçek kişilerin kendi adlarına tesbit edilen parsellerde dayandıkları tapu ya da vergi kayıtları getirtildikten sonra birlikte sağlıklı bir uygulama yapılmak üzere; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; ayrıca çekişmeli taşınmazın bitişiği ya da yakınında bulunan komşu parsellerin varsa tapu ve vergi kayıtları uygulanmalı; bu kayıtların çekişmeli taşınmazlar yönünü ne olarak okuduğu belirlenmeli; orman ya da mera okuyorsa bu hususun davacı gerçek kişiler aleyhine delil teşkil edeceği, aksinin aynı değerde bir delille ispatlanacağı düşünülmeli, orman içi açıklığı olgusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacıların davalarının reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, … vekili, davacılar vekili, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 168 ada 148 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu gibi eylemli olarak da münferit ve gruplar halinde … ağaçları ile örtülü olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre bu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak; bozmadan önceki hükümde mahkemece 168 ada 165 parseli … … mirasçıları, 168 ada 117 parsel de … adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, bu parsellerin tespit malikleri … ve … Köyü Tüzelkişiliği tarafından verilen karar temyiz edilmediğinden, Orman Yönetimi ve Hazinenin de bu parsellere yönelik davaları bulunmadığından ilk hükmün kesinleştiği göz önünde bulundurulmadan bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. Bendinin hükümden çıkartılarak yerine; “Dava konusu 168 ada 148 parsele açılan bütün davaların reddi ile dava konusu parselin tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu 168 ada 165 ve 168 ada 117 parsellerle ilgili verilen önceki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.