Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10418 E. 2012/16296 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10418
KARAR NO : 2012/16296
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine üç adet senede dayalı olarak kambiyo senelerine mahsus yolla icra takibi yapıldığını, 27.02.2009 tarihi itibarı ile şirket müdürü olarak atanan …’in bono düzenleme ve bono senedi ile borç altına sokma yetkisinin olmayıp, sadece … yetkisinin olduğunu, şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsilinin yönetim kuruluna ait olduğunu takip konusu senetlerin müvekkili şirket kayıtlarında görünmediği gibi böyle bir borç alınmadığını, kullanılmadığını, böyle bir senet de verilmediğini, ortada bir resmi evrakta sahtekarlık ve dolandırıcılık fiili bulunduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takibe konu bonoların tanzim edildiği tarihte …’in davacı şirketin münferiden yetkili imza sahibi müdürü olup, şirket müdürünün kambiyo senedi tanzimi için ayrıca yetkili olması gerekmediğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacı şirketin, yönetim kurulu başkanı ve bir üyesi olmak üzere toplam 2 kişinin müşterek imzası ile temsil edildiği, davacı şirketin tek imzayla temsilinin mümkün olmadığı, dava konusu bonolar altındaki imzanın davacı şirketi değil ancak imza atan kişiyi şahsen bağlayacağı, kaldı ki, Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/13 Esas ve 2012/87 karar sayılı hükmü ile takibin iptaline karar verildiği davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konu 3 adet toplam değeri 225,000,00 TL olan bonolardan dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
BK.’nun 449. maddesinde ticari mümessil, bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese sahibi tarafından işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak bilvehale imza vazetmek üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimse olarak tarif edilmiştir.
Ayın yasanın 45. maddesinde ise, ticari mümessillerin iyiniyetli 3. kişilere karşı müessese sahibi adına müessesenin gayesine dahil olan bilumum tasarrufları yapma yetkilerinin bulunduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, takip ve dava konusu bonoları davacı şirketi temsilen imzalayan Mustafa Güven’in BK.’nun 449. maddesi uyarınca davacı şirketin ticari mümessili olup, bu durumda BK.’nun 450/1 maddesi uyarınca kambiyo senedi düzenleme yetkisi bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle ticari mümessilin imzaladığı senetlerden davacı şirket sorumludur. Mahkemece bu yön gözardı edilerek olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.