YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7415
KARAR NO : 2010/10112
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 17.04.2006 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 25656 ada 1, 25665 ada 2, 25663 ada 1, 2, 3 ve 4, 25657 ada sayılı parsellerin 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, davalılar murisleri adına tapuya kayıt edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalılar ve davalılar murisleri adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece ölü … aleyhine açılan davanın husumetten REDDİNE, … Mahallesi 25663 ada 1, 25663 ada 4, 25665 ada 2 sayılı parseller için açılan davanın kesin hüküm neniyle REDDİNE, 25657 ada 5, 25663 ada 2 ve 3 parsellere ilişkin davanın KISMEN KABULÜNE, 25656 ada 1 sayılı parsele ilişkin davanın KABULÜNE, 25656 ada 1 parselin tümünün, 25657 ada 5 sayılı parselin kroliki bilirkişi raporunda (F) ile gösterilen 24 m2, 25663 ada 2 sayılı parselin (K) ile gösterilen 2 m2 ve (B) ile gösterilen 517 m2 ve 25663 ada 3 sayılı parselin krokide (D) ile gösterilen 1643 m2 bölümün tapu kaytılarının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınrıları dışına çıkartılan yer olduğu belirtilerek, Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, … Köyü Mahallesi 25657 ada 5, 25663 ada 2, 25663 ada 3 parsellerin yukarıda ifraz edilen bölümleri çıktıktan sonra geri kalan bölümlerinin ayrı parsel sayısı ile tapu kaydı malikleri adına payları oranında tesciline, davacı Hazinenin 25657 ada 5, 25663 ada 2, 25663 ada 3 sayılı parsellere yönelik fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile …, …, …, … ve … dışındaki diğer davalılar vekili Avukat … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda davalılar yada davalılar murisi adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilen 364 sayılı parsel ile genel kadastroda Ağustos 1322 tarih 32 ve 33 sıra numaralı tapu kaydı ile Ölü … mirasçıları, … … mirasçıları, ölü … mirasçıları, …, … ve … adına kadastro tesbiti itirazsız kesinleşen 75400 m2 yüzölçümündeki … köyü 44 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerin göre ifrazıyla oluşmuş, 44 sayılı parseldeki payı nedenile gerçek kişiler adına kayıt edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 05.02.2009 tarihli … bilirkişi krokisinde 25663 ada 1 parselin (B) ile gösterilen 1426 m2, 25665 ada 2 parselin (D) ile gösterilen 73 m2, 25657 ada 5 sayılı parselin (P ) 4855 m2, ile 25663 ada 2, 3 ve 4 parsellerin tamamının orman sınırları içinde, 25665 ada 1 parselin (A) ile gösterilen 1283 m2, 25665 ada 2 parselin ( C ) ile gösterilen 116 m2, 25657 ada 5 parselin (K) ile gösterilen 7 m2 bölümün orman sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca Akdeniz makisi olarak belirlemesinin yapıldığı, orman sınrıları içinde kalan parseller ve parsel bölümlerinin, 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, Antalya İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, davaya konu taşınmazın bulunduğu P.I numaralı poligonun orman sayılan yerlerden olduğu ve bu niteliğinin yitirmediği belirlenerek, orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra 1989 yılında 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği, Çekişmeli parsellerden 25663 ada 1, 25663 ada 4 ve 25665 ada 2 sayılı parsellerin tamamının, 25657 ada 5 parselin (E) ile gösterilen 4835 m2 bölümünün, 25663 ada 2 parselin (A) ile gösterilen 2191 m2, 25663 ada 3 parselin (C1) ile gösterilen 1049 m2 ve (C2) ile gösterilen 18 m2, 25657 ada 5 parselin (E) ile gösterilen 4835 m2 bölümünün … Köyü 44 sayılı Parselde, 25657 ada 5 parselin (F) ile gösterilen 24 m2, 25663 ada 2 parselin (K) ile gösterilen 2 m2 ve (B) ile gösterilen 517 m2, (D) ile gösterilen 1643 m2 bölümleri ile 25656 ada 1 parselin tamamının, … köyü 364 Parsel çap sınırları kaldığı belirlenip,
Hazine tarafından … Köyü 44 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili istemiyle 44 sayılı parselin malikleri aleyhine açtığı tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.1999 gün ve 1995/962-362 sayılı kararının, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.06.1999 gün ve 1999/6837-7029 sayılı kararıyla onandıktan sonra, karar düzeltme yolu da kullanılmadığından 14.09.1999 tarihinde kesinleştiği, sözü edilen mahkeme kararının somut olay için H.Y.U.Y.’nın 237 maddesi hükmüne göre kesin hüküm oluşturduğu,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parsel(ler)in bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parsel hangi parselden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan parsel için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği hususları gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü hususları gözetilerek, … biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/07/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.