YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8357
KARAR NO : 2010/11654
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.03.2007 gün 2007/3329-4039 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak, krokide (A) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların öncesinin niteliği ve eğiminin saptanması, funda ve makilerle kaplı ve eğimi % 12’den fazla olan sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyacağından 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğunun gözetilmesi (15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p ve 26/j maddesi), komşu parsel tutanakları ile varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek, taşınmaz yönünün ne olarak gösterdiğinin saptanması, imar parsellerinin tapuya tescil edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümün orman sayılan yer olduğu anlaşıldığından orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (D) ile gösterilen kısmın ise davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından (A) bölüme yönelik, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından da (D) bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 09.08.1957 tarihinde yapılan ve 26.04.1958-26.05.1958 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz paftasına uçurum ve taşlık yazılarak tesbit dışı bırakılmış, dava tarihinden sonra 26.11.2001 tarihinde ilan edilen temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosunda çekişmeli taşınmaz kısmen orman sınırı içine alınmıştır.
1) Davacıların dava konusu taşınmazın krokide (A) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre uzman orman bilirkişi tarafından, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada; orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle birlikte mahkeme kararı ile orman niteliğinde olduğu anlaşılan yerler 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince bitişikteki ormanlarla birlikte tapuya tescil edileceğinden kararda ayrıca sicil oluşturulması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek
onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 2. bendi kaldırılarak, bunun yerine “krokide (A) ile gösterilen bölümün 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince bitişikteki ormanlarla birlikte orman niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün bu kısmının H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle onanması gerekmiştir.
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin dava konusu taşınmazın krokide (D) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına göre, daha önce verilen 2004/4-1 sayılı kararla orman olduğu belirlenen ve dairece onanan krokide (B ve C) ile gösterilen bölümlerle şimdi orman olduğu belirlenen ve bu konuda verilen hüküm onanan (A) işaretli bölümle birlikte (D) bölümü de arazi kadastrosu sırasında uçurum ve taşlık olarak tespit harici bırakılmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi hükmüne göre bir yerin imar ihya yoluyla kazanılabilmesi için niteliğinin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması gerekir. Orman olduğu belirlenen (A, B, C) bölümleri ile orman sayılmayan yer olduğu belirtilen (D) işaretli bölüm arasında memleket haritası ve kadastro ekibinin nitelemesi bakımından bir fark bulunmamaktadır. Ayrıca, Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının 17.06.2008 günlü yazısında; Büyükşehir Belediye Encümeninin 28.02.2007 gün ve 421 sayılı sayılı kararla yapılan imar uygulamasının Adana İdare Mahkemesince iptal edildiği bildirilmiştir. H.G.K.’nun 12/05/2010 gün ve 2010/8 – 219- 273 sayılı kararında kabul edildiği gibi kadastro sırasında taşlık, çalılık nitelemesi yapılarak tespit harici bırakılan yerler üzerinde sürdürülen zilyetlik yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar zilyet yararına hukuki sonuç doğurmaz. Somut olayda; (D) işaretli olarak gösterilen yer kullanılmayan uçurum, taşlık olarak arazi kadastrosunda tescil harici bırakıldığına ve (A), (B) ve (C) bölümlerle birlikte memleket haritasında aynı nitelikte olduğuna göre bu bölümün de orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek orman sınırı içine alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının reddi ile (A) bölüm hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacılara yükletilmesine,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin (D) bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 04.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.