YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2478
KARAR NO : 2011/5539
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 155 ada 53 parsel sayılı 3871,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, davalı gerçek kişi lehine zilyetlikle kazanma koşulları bulunmadığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davacı hazinenin davasının kabulüne ve Antalya ili … ilçesi … köyü … mevkiinde bulunan 155 ada 53 parsel nolu taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılan orman kadastrosu ile 01/02/2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan evvelce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Daha sonra 10/10/2008 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 4999 Sayılı Yasaya göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve taşınmaz % 13-15 eğimli olup toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, ayrıca delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre imar-ihya edilmek üzere tahsis edilmesi ve bunun yerine getirildiğinin yetkili makamlarca belirlenerek imar-ihya eden kişi adına tescil kararı verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı, yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle kazanılması mümkün olmadığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet
ücretine hükmedilmeyeceğinden ve yasa değişikliğinden kaynaklanan bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 4., 5. ve 6. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.