YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4369
KARAR NO : 2010/4883
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mülkiyet tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … Bakay ve Vasfiye … vekili, Büyük İstanbul İçme suyu II. Merhale Melen sitemi projesi kapsamında D.S.İ tarafından kamulaştırılan ve kamulaştırma planında 5 no da gösterilen taşınmazın davacılara ait olup … yıllardır zilyetliklerinde olduğunu, bu nedenle taşınmazın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespiti istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava mülkiyet tespitine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Bucaklı Köyünde 21.02.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosunun 1970 yılında 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapıldığı ve 1973 yılında ilan edilerek kesinleştiği; 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel arazi kadastro çalışmalarından önce 228 sayılı genelge gereğince orman alanları tespit edildiği ve genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu alanın 228 sayılı genelge gereğince orman alanı olarak tespit edilmesi nedeniyle tespit harici bırakıldığı anlaşıldığından; ayrıca çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında olan yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağından ve özel mülke konu olamayacağından, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacılar … Bakay ve Vasfiye … tarafından dava açıldığı halde karar başlığında … – … davacı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, karar davacı vekiline usulüne uygun alarak tebliğ edilmiş olduğundan ve bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, karar başlığında … – … isimlerinin kaldırılarak bunun yerine, “… Bakay ve Vasfiye … ” isimlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.