YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5347
KARAR NO : 2010/6285
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 91, 113, 314, 355, 371 ve 374 parsel sayılı, sırasıyla 5360,63 m2, 6133,91 m2, 771,08 m2, 34749,67 m2, 2923,37 m2 ve 17594,58 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, tespit tarihinden sonra 79 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yörede yapılan orman kadastrosu ve 2b madde uygulaması sırasında taşınmazların orman olarak sınırlandırılması üzerine tutanaklar kadastro komisyonuna devredilmiş, kadastro komisyonunca taşınmazların kadastro tespitleri iptal edilerek, 355 sayılı parsel 2/B, diğer parseller orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi, yapılan tesiptin doğru olduğu belirterek Hazinenin yanında davaya katılmıştır. Müdahiller … ve … Kocabaş, 371 ve 374 sayılı parselleri satın aldıklarını belirterek davaya katılmışlardır. Mahkemce, davacı …’ın davasının kısmen kabulü ile 91-113 ve 355 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile tarla niteliğiyle … adına tapuya tesciline, müdahil …’ın 371 parsele yönelik davasının kabulü ile bu parselin kadastro tespitinin iptaliyle tarla niteliği ile … adına tapuya tesciline, müdahil orman yönetiminin davasının kısmen kabulü ile 314 ve 374 sayılı parsellerin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı ile müdahiller yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle temyize konu 91, 113, 355 ve 371 sayılı parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de, Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların memleket haritası üzerindeki konumları elle çizilmek suretiyle işaretlenerek, memleket haritası ve … fotoğraflarında açık alanda görüldükleri, orman sayılmayan yerler olduğu belirtilmiş, Dairemizin geri çevrime kararı üzerine aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli memleket haritasında davalı taşınmazların yeşil renkli ormanlık alanda kaldıkları görülmüştür. Tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14.
maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 11.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.