YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1001
KARAR NO : 2010/4779
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2006 gün ve 2006/17335-987 sayılı bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, Medeni Yasanın 639/1 (713) maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu belirlenerek … şekilde hüküm kurulduğuna göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak, çekişmeli taşımazın konumunu gösteren memleket haritasında taşınmazın ortasından Sivridere isimli … geçtiği halde, hükme dayanak alınan … bilirkişi krokisinde derenin konumu ve yatağı ile birlikte kapladığı alanın gösterilmediği, T.M. Yasası’nın 715 ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16. maddelerine göre bu nitelikteki yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup tescile tabi olmadığı, bu nedenle; mahkemece yeniden yapılacak keşife, taşınmazın ortasından geçen Sivridere’nin konum ve miktarının belirlenip krokisine işaretlendikten sonra, … sınır gösterilmek suretiyle taşınmazın iki ayrı parça halinde olduğu düşünülerek karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, 04.03.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 17689,12 m2 ve (B) ile gösterilen 15625,91 m2 bölümlerin davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 Sayılı Yasaya göre 03/05/1968 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 09/04/1993 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Yörede genel arazi kadastrosu 10/05/1951 tarihinde yapılmış ve 25/08/1951 – 25/09/1951 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dairenin bozma kararına uyularak, kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … … ile … Bilirkişiler … … ile … … tarafından düzenlenen 04.03.2009 tarihli raporda, “bozma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında gösterilerek ekli memleket haritasında ortasından Sivridere geçecek biçimde işaretlenmişse de bu bilirkişi rapor ve krokilerin de çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritası ve memleket haritası üzerine grafik metodu ile resmedilmesinden kaynaklandığı, kendilerinin bu haritaların ölçeklerini bilgisayar ortamında eşitlemek ve koordinat değişimi yapmak suretiyle çakıştırılmaları sonucu elde ettikleri, ekli krokide çekişmeli taşınmazların (A) ile gösterilen 17689,12 m2 bölümünün 1968 yılında yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde orman alanında, (B) ile gösterilen 15625,91 m2 bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, (A) bölümünün 09.04.1993 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B işleminde Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını” bildirmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar içinden … geçmediği halde bozma kararından önce düzenlenen rapor ve krokilerde yanlış işaretlenmesinden kaynaklanması nedeniyle Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabul edilmiş olduğu, 14.10.2005 gün 2000/216-432 sayılı kararla krokide (A) ile gösterilen 17689,12 m2 ve (B) ile gösterilen 15625,91 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verildiği, yönetimlerin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2006 gün ve 2006/17335-987 sayılı kararıyla diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine işaret edilerek sadece parselin ortasından geçen derenin tapulama dışı bırakılmasına değinilerek bozulduğu gerekçesiyle … olduğu gibi hüküm kurulmuşsa da, Y.K.D.’nin Şubat 2006 sayısında yayınlanan Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2005 gün 2005/8-512-535 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, tescil davaları kamusal ağırlıklı, kamu düzenini ilgilendiren davalar olması nedeniyle usuli kazanılmış hakkın istisnaları arasında olup mahkemece taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekir (İçtihatları Birleştirme Büyük Genel kurulunun 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı birleştirme kararında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.1995 gün ve 1994/7-641-117, 14.10.1998 gün ve 1998/20-710, 1998/708 sayılı kararları).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, bozma kararından önceki orman ve … bilirkişi raporunun tamamen maddi yanılgıya ve yine buna göre verilen mahkeme kararı ve Daire kararı da bu hatalı rapora esas alınarak verildiği için maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bozma kararından sonra Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … …, … Bilirkişi … … ve … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 04.03.2009 tarihli rapor ve kroki, çekişmeli parselin paftası ile orman kadastro haritası ölçeklerinin koordinat değişimi yöntemiyle denkleştirilmesine dayalı sayısal metodla düzenlenmiş haritalar olup, bilimsel bir çalışmanın ürünüdür. Bu raporla çekişmeli parselin krokide (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında, parselin (A) ile gösterilen bölümünün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği gözetilerek (A) bölümüne ilişkin davanın reddine, (B) bölümüne ilişkin davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken … olduğu biçimde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.