Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9104 E. 2010/12484 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9104
KARAR NO : 2010/12484
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1998 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 104 ada 75 parsel sayılı 3324,08 m2 ve 104 ada 76 parsel sayılı 1844,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kime ait olduğu belirlenemediğinden tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş olup halen aynı şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazlar 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların kadastro paftasına göre komşu ve orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 104 ada 1 ve dereden sonra 128 ada 57 parsellerle çevrili olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi kapsamında dört tarafı orman ile çevrili orman içi açıklık konumunda bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastrosu dışında kalsa bile zilyetlikle kazanılamayacağından, özel mülk olarak tapuya tescil edilemeyeceği ancak Orman Yönetiminin davada taraf olmadığı, Hazine tarafından her zaman taşınmazın orman olarak orman genel müdürlüğüne tahsis edilebileceği yada 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman sınırları içine alınabileceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.